Gamze Cizreli’nin hayatta pişirdikleri

Gör, nasıl yeniden yaratılırım, 

Namuslu, genç ellerinle. 

Kızlarım, 

Oğullarım var gelecekte, 

Her biri vazgeçilmez cihan parçası. 

Kaç bin yıllık hasretimin koncası, 

Gözlerinden, 

Gözlerinden öperim, 

Bir umudum sende, 

Anlıyor musun? 

Ahmed Arif’in ‘bir umudum sende’ dediği, gelecekteki kızlarından biri, Gamze Cizreli, çocukluğunun geçtiği anne tarafının yazlık evi olarak kullanılan Diyarbakır’daki Erdebil Köşkü’nde yakar ilk ateşini. Akşamları karanlık köşkün avlusunu aydınlatmak için kullanılan gaz lambalarını yakma görevi çocuklarındır. ‘Karanlıktan korkmamayı da karanlığa kibrit çakmayı da’ o gecelerde öğrenir. O günden sonra ateşle oynamaktan hiç vazgeçmez. Lise sınavlarında Robert Kolej’i kazanır ama doktor olan babasının görevi nedeniyle bulundukları Konya’da Anadolu Lisesi’ne devam eder. Ailesi o yaş çocuğunun, uzakta tek başına okumasını uygun görmemiştir. Ardından hayali olan ODTÜ İşletme bölümünü kazanır. Okul bittikten sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’ne tank üreten bir Türk Amerikan ortak girişiminde ‘zırhlı araç satın alması’ yapar. İyi paralar kazanır, kısa sürede arabasını alır, iş için sık sık yurt dışına gider. Ama birkaç yılın sonunda bu işin kendisini mutlu etmediğini fark eder.  

Dünyada 100 şube 

Derin ve köklü bir yemek kültürü olan Diyarbakırlı bir ailede büyümüştür. En iyi bildiği ve kendini en rahat hissettiği yer mutfaktır. Ve ilk girişimci sorusu gelir: Gastronomi sektörüne girebilir miyim acaba? O dönem erkek arkadaşı olan, daha sonra evleneceği Boğaç Üner’e açar fikrini. Birlikte işe koyulurlar. Gündüzleri kurumsal bir şirkette çalışırken geceleri Ankara’daki Biz restoranda garsonluk yaparak işi mutfağında öğrenir Gamze Cizreli. 1993’te eşinin ailesine ait iki katlı müstakil bir evin alt katında Cafemiz adlı kafeyi açarlar. Ankara’da ilk defa bu mekânda cappuccino servis edilir, cheesecake ilk kez bir menüye girer, Gamze Cizreli’nin vizyonuyla. Ardından Ankara’da pastane kültürünü farklı bir noktaya taşıyan Kuki’yi açar. THY, Ankara çıkışlı uçuşlarında ikram olarak dağıttıkları kurabiyeleri üretmelerini ister. 1999 yılında Çankaya Köşkü’nden gelen teklifle Bill Clinton’ın Türkiye ziyareti onuruna verilecek akşam yemeğinde servis edilecek tatlıyı, Kuki’nin mutfağında CIA ajanlarının gözetiminde hazırlarlar. Ardından Asya mutfağını içeren Quick China markası doğar. DKNY’yi Ankara’da açarak giyim sektörüne el atar. İçindeki girişimci ruh, kibrit çakmaktan, ateşler yakmaktan vazgeçmez. Deli gibi çalışıyor, markalarını geliştiriyor, iki çocuğunun yetişmesiyle ilgileniyordur. Ne var ki işlerini, tüm sorunları ile eve taşıdıkları evlilikleri bu düzene daha fazla dayanamaz. Eşinden ayrılır. Bütün işleri ona devrederek.  

Bir süre içine dönüp hayatının muhasebesini yapar. Ardından tek kuruşu olmadan sıfırdan yeniden başlar. Daha önceki işletmelerinde birlikte yol aldıkları Şemsi, Muharrem ve Celal şefler onunla çalışmak istediklerini söyler. Cizreli, kâğıt kalemi eline alıp menüsü, mimari konsepti ve tüm diğer ayrıntılarıyla yeni projesini hazırlar. Böylelikle birlikte çalıştığı büyük şeflerin adını verdiği markası BigChefs doğar. Büyük ilgi görür. Art arda açılan Ankara şubelerinin ardından İstanbul’da Saruhan Tan’dan ortaklık teklifi alır. İstanbul’a taşınır. 2009’da ilk İstanbul şubesi olan Etiler BigChefs açılır. Basın onu ‘Nispetiye Caddesi’nin kaderini değiştiren kadın’ olarak tanıtır okura. 2010’da KAGİDER, Garanti Bankası ve Ekonomist dergisinin düzenlediği yarışmada Yılın Kadın Girişimcisi seçilir. 2014’Te Dubai BigChefs, 2019’da Avrupa’da açtıkları ilk dükkân olan Frankfurt BigChefs… Ve diğer BigChefs’ler… Cumhuriyet’in 100. yılında Türkiye ve dünya genelinde 100 şube!  

Geliri TEV’e gidecek 

Özetle, Ahmed Arif’in Diyarbakırlı kız çocuklarından Gamze Cizreli, onun umudunu boşa çıkarmadı. Ve Diyarbakır’dan çıkıp dünya çapına uzanışının hikâyesini “Ateşle Oynayanlar – Bazen Bir Kıvılcım Yeter” adıyla kitaplaştırdı. Alfa Yayınları’ndan çıkan kitap, karşılaştığı her karanlığı, kendinden aldığı güçle çaktığı kibritlerle aydınlatan bir kadının başarı ve varoluş hikâyesi. ‘Sahip olmak’tan ‘olmak’a geçişin çarpıcı bir örneği. ‘Geçmişin değerlerini alıp, çağdaş bir formda sunarak, gelecekte yaşamasını sağlama’yı şiar edinmiş bir girişimcinin başarı günlüğü. Cizreli’nin ocakta değil, hayatta pişirdiklerinin tarifleri var bu kitapta. Her girişimcinin başucu kitabı olmaya aday. Her kadına ilham verecek zenginlikte. İlham ve umut. İçinde tutku var bu kitabın, aşk var, tarifsiz bir çalışkanlık var, deniz derya bir iç dünyanın hesaplaşmaları var, kadın olma bilinci, annelik, yöneticilik felsefeleri…  

Kitabın geliri, Türk Eğitim Vakfı çatısı altında “Bir kıvılcım yeter” ismiyle oluşturulan burs fonuna aktarılarak kız çocuklarının içindeki kıvılcımın ateşe dönmesine katkı sağlayacak. Desteklerimizle bu ateşi harlamak boynumuzun borcu. Daha nice kızlarımız var her biri ‘vazgeçilmez cihan parçası’. Onlara hayat bilgisi olacak bu kitap! Kaleminize, kalbinize sağlık Gamze Cizreli… 

İyi pazarlar. 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx